Traduction en turc dans la revue Banlyö
Şiir Faydasızdır
Çalar saat çaldığında, tiz, acımasız
bedenini ve iradeni yataktan duşa, tatsız kahveye, garaja, yola, o gereksiz ofise sürüklemen gerektiğinde
Şiir hiçbir işe yaramaz…
Kapının önündeki karı temizlediğinde, geçiş hakkın çiğnendiğinde, araban çizildiğinde, kahveni döktüğünde, bir şeyleri unuttuğunda, ıskaladığında, toplantıların üst üste geldiğinde, son teslim tarihleri yaklaştığında,
Eve dönerken ekmeği de çocukları da almayı unuttuğunda,
Şiir neye yarar sonunda!
Gidenler ne zaman çıkar
Boş hafızamızdan, mesafenin, zamanın ve dertlerin silikleştirdiği anılardan?
Yüzleri ne zaman olur bulanık, soluk, belirsiz,
Şiir bir işe yarar mı sahiden, söyler misiniz?
Televizyon kusarken dünyanın rezilliklerini:
Savaşları, ölümleri, diktatörlükleri, korkuları, açlığı, kini;
Umutsuzluğu, öfkeyi, dehşeti, acıyı ve işkenceleri,
Şiir bir şeye yarar mı, söyler misiniz?
Neşeli bir ıslık gibi çalar saatin çaldığında
Hissettiğinde yaşadığını, orada olduğunu, dimdik ayakta;
Anılarla, seslerle, insanlarla dolu kendi dünyanda
İşte o an başlar şiir var olmaya.
Yarar kahvenin lezzetine varmana,
Son teslim tarihlerini, sıradanlıkları, dayatmaları unutmana…
Seni sarıp sarmalar kahkahalarında, gözyaşında, en derin arzunda.
Şiir, doruklara ulaşan bir hazdır aslında!